Kendini tanımayan insan, başkalarının kalıplarında yaşar. Uyanış, bu soruyu sormakla başlar.
Kendini tanımayan insan, başkalarının kalıplarında yaşar. Uyanış, bu soruyu sormakla başlar.
İnsan çoğu zaman zihniyle hareket eder. Oysa gerçek yol, sezgiden geçer.
İnsan ancak bildiğini sandığı gerçeklerden kurtulduğunda dönüşebilir. Aksi hâlde aynı döngüde kalmaya devam eder.
İnsan çoğu zaman gerçeği görmek yerine kaçmayı seçer. Ama kaçış, karanlığı daha da derinleştirir.
Uyanış, sadece fark etmek değil; bırakabilmektir. Tutunduğun her bağ, seni geride tutar.
Kendi özünden uzaklaşan insanoğlu ait olmadığı yabancı bir kimliği giyiyor, giydiği kimlik varoluş sebebinden oldukça uzak oluyor. ...
Gerçek bilgeliğe giden yolda, zihninin sana set çekmesine izin verme...Yüzleşmekten kaçmayı bıraktığın anda benlik sorgulamaların son ...
UYANIŞ : 25 Kendi zihnine yolculuk yapmayı erteleyen benlikler, mekânsal, fiziksel, görsel değişiklikler yaparak kendi geleceğinden kaçma ...
UYANIŞ : 24 Değişim ve dönüşümün zorunluluğunun, sadece kişilerin kendi farkındalığını almaları için kaçınılmaz bir son ...
İnsan çoğu zaman kurtuluşu dışarıda arar. Oysa gerçek dönüşüm, en derine inmeyi göze alabildiğin anda başlar.
Uyanış her zaman yumuşak gelmez. Bazen insan, dönüşmek için yanmak zorundadır.
Yaşadığımız ve bize derin yaralar açan Aile, dost, iş ve aşk ilişkilerimizde sorunun ve çözümün ana kaynağı ...
Sürekli olarak aynı döngüleri yaşıyorsan bunu kadere bağlamak yerine ; -Ben nerde hata yapıyorum -Almam gereken mesaj ne -Bana ısrarla ne ...
İnsan çoğu zaman uyanmak istemez. Çünkü uyanış, yüzleşmeyi gerektirir.
Gerçekleşmeyen uyanışın dipsiz kuyularında çırpınıyor ruhlarımız.. Yanlış bildiğimiz doğrularımızın yanılgılarıyla ...
İnsan bazen aynı yolu tekrar ederek kaybolur. Uyanış, o döngüyü fark ettiğin anda başlar.
İnsan bazen kendini bulmak için kendinden vazgeçmek zorunda kalır. Uyanış, bu ince çizgide başlar.
İnsan çoğu zaman yaşadıklarını gerçek sanır. Oysa uyanış, o oyunu izlemeye başladığın anda başlar.
Gerçek uyanış, kaçtığın yerle değil, yüzleştiğin yerle başlar.
İnsan çoğu zaman bildiği yollarda kalır. Oysa uyanış, bilinmeyene adım atabildiğin anda başlar.
Bireysel uyanış, bir noktadan sonra kolektif bir yürüyüşe dönüşür. Aynı ışığa yönelenler, artık yalnız değildir.
Uyanış, bilinmeyene cesaretle bakabildiğin anda başlar. Kontrolü bırakmadan özgürleşmek ise bu yolculuğun en ince dengesidir.
Her eylem, kendi sonucunu doğurur. Kaçılan gerçekler, bir gün yüzleşmeye dönüşür.
Özgürlük dediğimiz kavram' Öz' den gelir. Öz ise özgünlükten geçer. Toplum normlarının üstüne çıkmayı başaran bilinç, zihnin ...