UYANIŞ :50
Zihinsel Kurgu, Kimlik Yanılsaması ve Varlığın Gerçeklikle Yüzleşmesi
Varlık kendi gerçeğini hatırlamakta direnirse, zihnin kendisi için kurguladığı oyunu kusursuzca oynar. Rolünde samimi olması, içkin izimler, izler, “mış”lar ve “miş”ler yaratma konusunda profesyonel bir performans sergiletir. Zihnin bu ikna kabiliyetinin etkisiz kaldığı bir eşikle karşı karşıya getirildiğinde ise sert bir bariyere çarpar. Bildiği yoldan çıkmamasının onu artık bir adım öteye götürmediği gibi, gerileyerek boynunda asılı olan ipin acısının damarlarını sıkıştırdığını hisseder. Bu sıkışmışlık hâli, sorgulamaları yüzeysellikte yüzmekten çıkarıp derine dalmak için bir davetiye sunar. Davet edilen varlık, daveti kabul etmekten alıkoyan korku bilincinden çıkamadığı için cesaretin korkusuz kollarına kendini bırakamaz. Esaret her hücresine ilmik ilmik işlenmişken, kendisi sandığı sanrısından sıyrılmak pek de kolay olmayacaktır. Kimliksizliğini kendi kimliği sandırtan zihin, mükemmel senaryosunu oynaması için kuvvetli nedenler sunma eyleminde bulunarak, 'us' ile eylem yapma yetkisinin kendisinde kalması için şiddetle çaba gösteririp, senaryoyu güçlendirerek ipleri elinde tutmak ister.
Varlık, bu ipleri boynundan çıkarma cesaretini kendinde bulursa, gurur ve onur sıfatları altında egoyu besleyen zihnin stratejilerinden kurtularak ancak kendi hakikati ile yüzleşecektir. Bu kolay bir süreç olmasa da bu, insanı sözde özgürlükten çıkarıp özde özgürlüğe kavuşturacak tek yol olacaktır. Varlık, zihnin kendisine katman katman taktırdığı maskelerin farkına varmalı ve olmadığı rolü oynamak konusunda ısrarcı olmaktan vazgeçmelidir. İnsanın kendisine teslim olması ve kalbin damarlarında her bir hücresine gezinen kirli kanı dışarı atması, ona en doğru yolu gösterici bir harita olacaktır. 13.01.2026/00:01
Ayşe AYGÜN

