Biter mi gece, doğar mı aydınlık, ısıtmıyor güneş, üşüyorum!
Ne zaman örüldüğünü bilmediğim duvarlar arkasındayım, önümde gece, göğümde bulut...
Bedenimden ayrı, yokluk içinde sallanıyor kalbim...
Ilık meltem rüzgârları yok, durgun, sakin ve yorgunum...
Bitmiyor gece, doğmuyor aydınlık, kendimi bulmuşken kendime uzağım...
Kimsesizim, sessizim, dengesizim...
Sıkışmış kelimeler duvarlar arasına, kalemim kırık, yazmıyor bir hece...
Saklambaç oynuyor çocukluğum, tutmuyor elimden...
Hangi taşı kaldırsam altında gece, fısıldıyor ay, yıldızlar çözümsüz bilmece...
Gözlerimde gece hüznü, gökyüzünde güneş, kaldırımlar kar soğuğu...
Bahçemde donmuş çiçekler, mırıldanıyor pencere önlerinde solgun ezgiler...
Dudaklarımda soğuk bir nefes, kulaklarımda dost sesleri...
Kahkahalar kırık, sözler keskin...
Okunmuyor en güzel kitaplar, ellerimde boş kâğıtlar, gözlerimde sessiz sinemalar...
Acıtıyor yokluk vurguları...
Her sabah bir umut, her gece binlerce hüzün...
İçime işlerken yok oluşum, dilimde yenilginin tuzlu tadı...
Zafer çığlıkları atıyor; pervasız, küstah, acımasız...
Ne zaman biter gece, ne zaman doğar güneş?
Sessizliğin içinde savrulurken kalbim, ısıtmıyor içimi gün ışıkları...
AYŞE AYGÜN E-Ş-2019 -Ş70
