Özgürlük dediğimiz kavram “öz”den gelir. Öz ise özgünlükten geçer.
Toplum normlarının üstüne çıkmayı başaran bilinç, zihnin “öz”e koyduğu perdeyi kaldırır.
Saate bakarken saniyeyi kontrol etmeyi ihmal etmeyen açık zihinler, farkındalıkla yol almayı da benimsemiştir.
Zaman kavramının amaca giden bir araç rolü üstlendiğini çözümlediğimizde, çölün bir serap olduğunu algılama yetisine sahip oluruz.
İşte o an, okyanusta boğulmak yerine; çakıl taşları gibi deneyimlerimizle kıyıya vururuz.
Yaşam algımız ve deneyimlerimiz, kıyıya vuran çakıl taşlarının üzerindeki her bir çizgi gibi renklerle kuşatılır…
Renklerin bize sunduğu her bir deneyim ise, bizi taş olma algısından uzaklaştırdığını görmemizi sağlar.
AYŞE AYGÜN F-BU-D-2024-UM7-D7
