Telefon
WhatsApp
Plotinus’a Göre Güzellik ve İçsel Deneyim
Plotinus’a Göre Güzellik ve İçsel Deneyim

Plotinus’a göre bütünün güzel olabilmesi için, onu oluşturan parçaların da güzel olması gerekir. Bir objenin bizde uyandırdığı güzellik izlenimi, onu resmeden kişinin ruhsal durumuyla ilişkili olarak değişiklik gösterir. Obje aynı orantıyı koruduğu hâlde kimi zaman güzeli temsil ederken, kimi zaman da güzellikten uzaklaşmış olabilir. Bu durum, güzelliğin yalnızca orantı ile değil; zihinsel bağlantılarla daha derin ve içsel ihtiyaçlara cevap verdiğini düşünmemize neden olur. Plotinus, parçaların uyumu ya da geometrik orantı olarak güzellik anlayışını dışarıda bırakmamakla birlikte, bu anlayışın uygulama alanının sınırlarını belirlemeye çalışır.

Güzellik deneyimi, ruhun içsel devinimlerini tanımlamak için kişiyi derinliklerine çeken ve sezgiler yoluyla ruhsal bağlantılar kurduran bir deneyimdir. Güzel, var olanı olduğu gibi sunmak yerine, onu daha üstün bir gerçeklik düzeyine yükseltme çabasıdır. Bu düzeyde dışsallığın yerini, akılla kavranabilir olan saf nedenler alır.

Plotinus’a göre, duyularla algılanabilen objelerin güzelliği, ancak akılla kavranabilir. Bu güzellik ise yalnızca içselliğe dönüş aracılığıyla özne tarafından algılanabilir. Plotinus, estetik ilkelerin olduğu gibi, nesnel bir biçimde aktarılmasını kabul etmez; güzelliği, akılla kavranabilirliğin ilk düzeyini aşan ve ona gerçek anlamını veren nedenlere bağlar.

Plotinus’a göre sıradan seslerin ve saf ışığın güzelliği de geçerlidir. Bir rengin sıradan güzelliğini oluşturan şey; maddedeki bilinmezliğe ve belirsizliğe kendini kabul ettiren bir biçimden, idenin ötesinde ideal bir neden olan maddesiz ve cisimsiz bir ışığın varlığından kaynaklanır. Bu, gerçeğin ışığıdır. Bu ışık içerisinde ideal objeler, akılla kavranabilen özler olarak saf zihne görünür.

Bu zihinsel ışık, güneşin etrafına yaydığı parlak ışığa benzetilebilecek olan, Bir’den doğan bir ışıma olarak düşünülebilir. Gözle görülen ışık ise, göz kamaştırıcı güzelliğin içinde, bütün zihinleri aydınlatan akılla kavranabilir ışığın duyumsanabilir ifadesinden başka bir şey değildir.

Öznenin güzelliği algılayabilmesi için ruhunun arınmış ve kendi ışığında aydınlanmış olması gerekir. Bütün önemli olanı kendi içinde barındıran özne, kendi içine yönelmeli ve kendine odaklanmalıdır. Algısının, dışsal dünyaya ait duyumsamalar tarafından engellenmesine izin vermemelidir. O hâlde amaç, kendimize ait olabilmektir.

                                                                                                   Ayşe Aygün / 2010

 

KAYNAKÇA 

Frango, France. Sanat (Çev. Özcan Doğan)

TEKLİF FORMU