Telefon
WhatsApp
Sanatta Gerçeklik, İllüzyon ve Platon’un Eleştirisi
Sanatta Gerçeklik, İllüzyon ve Platon’un Eleştirisi

Eseri üreten kişi, izleyen kişide görüntüyü aşarak bir gerçeğin izini bırakıyorsa, kuşkusuz bu sanattır. Le Clézio’nun Extase matérielle’de söylediği gibi: “Dilin en uç formu olarak sanatın en büyük amacı, sanatı ortadan kaldırmaktır. Verdiği mesajın, yani kendi sonunun ötesine geçmeyi bir zorunluluk olarak görmeyen bir sanat, etkisiz bir sanattır.”

Gerçekle yüzleşemeyen insan, yanılsamaların ve görünümün yüzeyselliğine sığınır. Kurtarıcı gibi görünen bu sığınma, aslında insanı hiçlik olan gerçeğin keşfinden uzaklaştırır. Bu yüzden sanatçı yalnızca göz aldatıcı bir şey yaratmamalı; derinlerinde keşfedilmeyi bekleyen izler bırakmalıdır.

Göz aldatma, kopyayı orijinalmiş gibi sunma isteğinden ibarettir ve Platon, bu şekilde hareket eden kendi döneminin bazı sanatçılarına karşı çıkar. Yapılması gerekenin salt maddi bir yaratım değil, rasyonel bir yorum olduğunu düşünen Platon; maddi yaratımın insanı duyumsanabilir bir görünüme hapsettiğini, oysa sanatın bizi bundan uzaklaştırması gerektiğini savunur. Bu nedenle ressamın yapmacık bir araç olan perspektiften vazgeçmesi gerektiğini düşünür. Ona göre bu, bir göz aldatmacasıdır.

Platon’a göre sanatçı asla bir ayna olmamalıdır. Bu, güzele yönelik bir sanat değil; bir tatmin sanatıdır. Prestij sanatına karşı çıkan Platon, illüzyon ile taklit arasında daima bir fark olduğunu vurgular.

Platon’daki bu karşıtlığın estetik, ahlaki ve metafizik nitelikte birçok nedeni vardır. Benzetme merakıyla yapılan çalışmalar, Platon’u son derece rahatsız eder. Kratylos’ta bu durumu şöyle dile getirir: “Ama genel olarak nitelik ve imge söz konusu olduğunda, doğruluğu oluşturan başka bir şeydir; hatta tam tersine kesin olarak konuşmak gerekirse, eğer bir imge elde etmek istiyorsak, imgesi yaratılan objenin karakterini bütün ayrıntılarıyla vermekten kaçınmalıyız.”

“Doğal olarak, bir eksiklik ya da fazlalık yüzünden imge, imge olmaktan çıkmaz. İmgenin tasvir ettiği şeye tıpatıp benzemesi durumunda, bütün imgeler gerçekten birer çift hâline gelirdi ve bu durumda hangisinin gerçek, hangisinin imge olduğunu ayırt etmek imkânsız olurdu.”

Varlığı görünümün temsiline feda eden illüzyon estetiğinin karşısında olan Platon’a göre, taklitlerin—özellikle illüzyonist olanların—taşıdığı şey ya kendi yanılsamasıyla kendini kandıran bir naiflik ya da başkasını kandırmaya yönelik bilinçli bir teşebbüstür.

Platon’a göre sanat, ruhta akla ait olan ve dünyayı derinden kavrayan bir etkinliktir. Çünkü hiçbir şey ruhtan daha doğal değildir. Bu nedenle, dünyayı anlamlandıran zekâ ürünü yaratıcı bir sanat; daha iyisi için gerçeği hedefleyen, neredeyse tanrısal bir etkinliktir. Sanatçının taklit etmesi gereken sanat da budur.

                                                                                                                                       Ayşe Aygün / 2010


KAYNAKÇA

Frango, France. Sanat (Çev. Özcan Doğan)

TEKLİF FORMU