Ne kadar değerli bir kalbe sahip olduğunun farkına varmayan birey; kalbini beslemek yerine parçalamayı ve başkaları tarafından parçalanmasına izin vererek yaşamını sürdürür.
Kendisi için hazırlanmış illüzyonları deneyimleyerek, gerçek olduğunu sandığı sanrının öfkesini yaşar ve kendini yalnızlaştırır.
Bu soyut eylemsizliğinin nedenlerini araştırdığında ulaştığı nokta yine aynıdır: Kendi kalbine ulaşamamanın öfkesiyle kendine saldırmak ve buna izin vermek…
Bütün katliamların, kıyımların ve kadın cinayetlerinin özünde; ağır yaralı, sevilme arzusu yatan bir bilinç vardır.
Bu arzu, kontrolsüz ve sıra dışı eylemlere dönüşerek akıl almaz sonuçlar doğurur.
Kökleri ve aile bağları zayıf, sevgi yoksunluğu ile büyüyen bu yapı; kendisinden sonra gelecek nesillerin iyileşmesi adına uyanmalı, kendini sevmelidir ki başkalarını da sevebilsin.
AYŞE AYGÜN F-BU-D-2024-UM11-D11
