Önce müziğini sevdim, sonra yüreğini.
Ardından gülümseyen yüzünün arkasında sakladığın ve yalnız benim görebildiğim acılı gözlerini…
Zor bulunan petunya çiçeklerine benziyordun.
Her dokunmak istediğimde sana,
çokluğu sayılmayan çöl dağlarını aşmam
ve tırnaklarımı geçirmem gerekiyordu sırtına dağların.
Dağlar eriyordu, tutunamıyordum
Güneş kızdırıyor, tenim terliyor, hücrelerim zayıf düşüyordu.
Yoruluyor, bitkin düşüyor ama
vazgeçmiyordum…
Vazgeçilmezimdin…
Masaya yatırıp defalarca sorgulanmış tüm olumsuzlukları,
bir kol temasıyla yok edebilecek kadar yanıktı yüreğim sana.
Toprağı delip kudretle fışkıran su gibisin;
içtikçe kana kana içesim geliyor seni.
İçimi serinletiyor sesin, refaha eriyor
ve huzurun doyumsuz tadıyla boğuluyorum.
AYŞE AYGÜN E-Ş-2009 -Ş43
