Taş duvarlar örülü ruhun aynasına…
Görmeyen gözlerle bakıyoruz hayata.
Sanrılarımız, sandıklarımız, sağ yanımız…
Tuzaklar kuruyor yansımalarımız…
Gerçeğin simülasyonlarına ket vuruyor illüzyonlarımız.
Hangisi yalan, hangisi olan?
Kaybolmuş, sıkışan ruhlarımız…
Arayışlarımız…
Bulamadıklarımız…
Tokat gibi yüzümüze çarpan yalnızlıklarımız…
Sevgiyi bir başkasında ararken yok oluşlarımız…
Kendimizi hatırlamayışlarımız…
Kurulu düzene isyanlarımız…
Oysa bizim kurduğumuz bir oyun tüm yaşadıklarımız…
Derin bir uykudayız.
Çıkmakta zorlandığımız konfor alanlarındayız.
Zor geliyor benliğimize sorumluluklarımız.
Olmak istediğimizle, olmak zorunda olduğumuz benliğimizle tüm kavgalarımız…
Benden bize, bizden kendimize dönüşümüzle
gerçekleşecek varoluşlarımız…
Anlam arayışlarımız,
özün simyasında yoğrularak yol bulacak ruhlarımız…
Ayşe Aygün U-M-2026-M11
